|

Dizideki Ismi
: Sarp Teksoy Gerçek Ismi
:
Keremcem Dürük
Oynadigi Filmler :
-
Ask
Oyunu (2005) ~ Sarp [TV dizisi]
-
Kerem ile Asli (2005) [TV filmi]
1977 yılının 28 aralığında Muğlanın milas ilçesinde halen oturduğu evin oturma
odasında dünyaya geldi. Babasının deyimiyle 'kara,kuru,çirkin' bir bebekti.
Bunun nedeni doğumda göbek kordonunun boynuna dolanmasıydı. Nitekim büyüdükçe
babasına göre babasına, annesine göre annesine benzemeye başladı .
Ondan 4 yıl
önce doğan ablası Beste'nin kardeş istemesi Keremcemin dünyaya gelmesinin
sebeplerinden biriydi. Kendi deyimiyle 'Erol Evgin gözlü' bir kardeş istemişti.
O kadar olmasa da küçük gözlü bir kardeşi oldu. Kocasına sonsuz bir aşkla bağlı
olan annesinin onun ismi olan Cem adını vermek istemesi babasının ise, Kerem
adında ısrar etmesi 'Keremcem' ismini oluşturdu. İsmin tam söylenmesi konusunda
takıntılı olan annesi Keremcem in adını eksik söyleyen arkadaşlarını epey
uğraştırdı.
Müzikal alt yapısını avukat babasının
klasik müzikten, Türk Sanat müziği ve Türk Halk müziğine uzanan zengin plak
arşivi oluşturdu. Bir gün deniz kıyısında ayak parmaklarıyla oynayan oğlunu
görüp piyano çalmak istediğine yoran öğretmen annesi Keremcem'i 6 yaşında piyano
derslerine başlattı. Fakat ders saatinin Şirinler çizgi filmiyle çakışması bu
sevdanın kısa sürmesi için yeterli bi sebepti.
İlkokul yılları en iyi arkadaşı
kuzeniyle, anneannesinin evindeki masayı uzay gemisi olarak kullanarak geçti.
İzmir özel Fatih kolaji' ndeki ortaokul tahsilinden sonra, gitarlada tanışacağı
Muğla turgut Reis Lisesi yılları başladı. Hard Rock dinleyip kafa salladıkları,
ucuz şarap içip sabahladıkları okul bahçesi müzikal değişimini sağladı. Müzik
dinlemenin ötesinde, müzik yapmaya başlaması da kuzeni Görkem 'le birlikte oldu.
Ergen yaz tatillerini geçirdikleri
küçük balıkçı köyü, Güllükteki barlarda, bırakın parayı izin alarak çalıp
söylemeye başladılar. Kendisinin söylediğine göre ilk şarkı söylemeye
başladığında insanların yorumunu beğenmesine çok şaşırmış, ama zamanla alışmış
ve takdir edildiği bu işi yapabildiği kadar devam ettirmeye karar vermiş. Tabi
ki bunun üstüne gitmesinde karşı cinsin ilgisini kendisi de inkar etmiyor.
Sahilde gitar çalıpşarkı söyleyen
birinin etkisi tecrübeyle sabittir diyor. Lise son sınıfta yeni öğrendiği
bilardo nedeniyle üniversite sınavını kazanamayınca dershane için gittiği Ankara
dönemi başladı. Şarkı yapabildiğini anladığı dönem Ankara da geçirdiği 1995
senesidir. İçindeki bir dürtümüydü, yoksa tetikleyen bir 'ilham'mıydı bunu
kendisininde bilmediğini söylüyor ama hepsi sırayla oldu ; önce evde bulduğu bir
F.H Dağlarca kitabındaki beğendiği şiirleri besteledi.İlk kendi deyimiyle 'tam'
şarkısı olan 'Elimde değil'i İzmir'de '96 da yaptığında aslında mutluluktan
havalara uçmamıştı. Çünkü bunun 'nizami' bir şarkı olup olmadığına karar
verememişti. Taki besteci arkadaşı Engin(bozkurt) şarkıyı ilk dinlemesinin
üstüne beş defa arka arkaya söyletinceye dek.
1996 da Ege üniversitesi Uluslararası
İlişkiler bölümünü kazandığında hayatında müzik dışında yeni bir sayfa
açılacağını düşünüp korktu ama mezun olduğunda üniversite yıllarının onu
müzikten uzaklaştırmak yerine daha çok müziğin içine çektiğini fark etti. Gerek
okul kermesleri,gerekse çıktığı gece mekanları,şarkı söyleyen birinin besini
olan alkışları fazlasıyla vermişti. Şarkı yapmada en verimli senesi 2000
senesiydi.
Yıllarca birlikte müzik yaptığı
arkadaşı Yunus (Adak) Keremcemin Istanbul' a yerleşme arefesinde(2001) yeni
yaptığı Eylül isimli şarkıyı dinlettiğinde Istanbul macerasına daha bir anlam
katmıştı. Müzik için Istanbula yerleşme fikrini açtığında ailesi onu yine
şaşırtmadı maddi ve manevi tüm desteklerini bu amaca seferber etti. Keremcem
onlara gönül borcunu şöyle anlatıyor 'Yaptığım herşeyi kendi başarım kadar
ailemin desteğini hak etmek içinde yapıyorum. Hedefim müzikal başarımın yanında
bunun onlara verecegi mutluluktur.
Yonca Evcimikle tanışması ise
Istanbula gelişini kesinleştiren etken oldu.Kendi deyimiyle Yonca ona ve
şarkılarına inanan tek profesyoneldi. Müzik piyasasına girdiğinde birkaç sonuca
ulaşamayan yapım denemesinden sonraki bunlar 3 senesine mâl oldu, vazgeçmeyi hiç
düşünmedi ama tam şevkini kaybetmek üzereyken yolu Aykut Gürelle kesişti. Onun
gibi iyi bir müzisyenin aranjörü ve aynı zamanda yapımcısı olması fikri o kadar
çekiciydi ki, gerek şarkı seçimi ve düzenleme tarzı,gerekse Aykut-Seden gürel
çiftinin misafirperverlikleri 3 yıllık keyifsiz periyodun ardından ilaç gibi
gelmişti. Bu sinerji ilk albümün 3 ay gibi kısa bir sürede hazır hale gelmesini
sağladı...
Mayıs ayında 'Kerem ile Aslı' isimli
bir TV filminde başrol oynayan Keremcem, Medyapım'ın çektiği ve ATV'de
yayınlanan 'Aşk oyunu' adlı dizide ki Sarp rolüyle oyunculuk kariyerine devam
ediyor.
www.keremcem.com 'dan alintidir |